SGK HİZMET ÇAKIŞMALARI

SGK HİZMET ÇAKIŞMALARI VE ŞİRKET ORTAKLARININ SGK KARŞISINDAKİ DURUMU

 

Sigortalılar, iş hayatında çeşitli dönemlerde Sosyal Güvenlik kapsamında farklı statülerde çalışmaktadırlar. Kimi zaman işveren, kimi zaman işçi, kimi zaman da devlet memurluğu yapmaktadırlar. Bu çalışmalar esnasında kişilerin hem SSK hem de Bağ-Kur hizmeti olması ve bu hizmetlerin çakışması sıklıkla rastlanan bir konudur.

 

Bu tür hizmet çakışmalarında sigortalılar ciddi sorunlar yaşayıp emekli olmayı beklerken kurumlar arasındaki farklı emeklilik süreleri nedeni ile mağduriyet yaşamakta ve geç emekli olmaktadırlar.

 

Vergi ve SSK affı olarak bilinen 6111 Sayılı Torba Yasa’da vergi ve SSK prim affı yanında önemli bir değişiklik getirilmiştir. Hizmet çakışması ile aynı anda hem SSK hem de Bağ-Kur kapsamda sigortalılığı bulunan kişilerin öncelikli olarak hangi kapsamda sigortalı sayılacaklarına ilişkin önemli bir düzenleme yapılmıştır. Düzenlemeden önce SSK ve Bağ-Kur çakışması durumunda ilk kazanılan sigortalılık statüsü bitmeden diğer statüden sigortalılık geçerli olmamaktaydı. Ayrıca, kimileri ortağı veya Yönetim Kurulu Üyesi olduğu şirketlerde sigortalı olarak görünmekteydiler. Bağ-Kur başlangıcı SSK’dan önce olması durumunda ise Bağ-Kur’dan devam zorunluluğu mevcuttu ve bu da birçok işverenin emeklilik süresini uzatmaktaydı.

 

6111 Sayılı Kanun yukarıda belirttiğimiz “ortağı olunan şirkette sigortalı olmak” durumunu açıklığa kavuşturmuştur. ”5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 53 üncü maddesine göre, kişilerin sahibi veya ortağı olduğu işyerinden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı gösterilmeleri mümkün değildir.” denilmektedir fakat önceden beri bu durumda olan sigortalılar ile ilgili tereddütler mevcuttu. 6111 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile bu tereddütler tamamen ortadan kalkmış durumdadır.

 

05/04/2011 tarih ve 2011/36 no’lu SGK Genelgesinde;

 

Birden Fazla Sigortalılık Statülerine Tabi Çalışmalarda Hizmetlerin Değerlendirilmesi

 

“Kanunun sigortalılık hallerinin birleşmesine ilişkin 53 üncü maddesinin birinci fıkrası 6111 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile 1/3/2011 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiş, ayrıca 6111 sayılı Kanunla Kanuna eklenen geçici 33 üncü madde ile 53 üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişikliklerin 1/3/2011 tarihinden önceki süreler için uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar (Bağ-Kur’lular) , kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında (İşçi statüsü) sigortalı olarak bildirilemeyeceklerinden bu durumdaki sigortalılar 1/3/2011 tarihinden önce olduğu gibi bu tarihten sonra da kendi işyerlerinde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olamayacaklardır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi olarak birden fazla statüde aynı anda çalışılması halinde aşağıdaki Şekilde işlem yapılacaktır.”

 

Birden fazla sigortalılık statüsüne tabi çalışmalarda hizmetlerin değerlendirilmesi;

 

SSK ve Bağ-Kur çakışması olduğunda Bağ-Kur SSK’dan önce başlamış olsa dahi SSK çalışması başladığı anda Bağ-Kur sigortalılığı durdurularak  SSK sigortalılığı başlatılması öngörülmüştür.

 

SGK’ ya bu işlem için talepte bulunulmasına gerek kalmadan, program aracılığı ile otomatik olarak SSK kapsamında çalışmaya başladığı tarihten bir önceki tarih itibariyle Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılık sona erdirilmektedir. Bu düzenleme sigortalılar açısından çok önemli bir sorumluluğu ortadan kaldırmaktadır. Aynı sigortalının SSK kapsamında sigortalılığın sona ermesi halinde ise, yine program aracılığı ile ilgili personel tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra Bağ-Kur kapsamında sigortalılık yeniden başlatılmaktadır Böylece yıllar geçtikten sonra tespit edilen büyük hak kayıplarının da önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

 

Saygılarımla,

 

SMMM Hakan EKİNCİ